|
ESKİMİŞ KOKULAR
Her kendimi bulduğumda
Suskunluğum bulur yüreğimdeki derin acıyı
Bulur yüreğim aradığı sesi
Acıyı suskunlukla bozar bu ses
Ve der gönlüme
Ben buradayım ve yaşatıyorum acını
Yaşatarak kendimi
Ama bilmez kendisinin amansız arayışını
Bilmez o geçmişten gelen yüreğini
Her arayışta bulur kendini
Bulur belki
Ama bu devre ait değildir onun sesi
Bilmez ki o anılardan yansıyan bir sestir
Bilmez ki bugünü halen geçmişte yaşadığını
Bu yüzden gönlüm
Ait değiliz birbirimize
Ben geçmişe ait bir acıyken
Sen ses vermişsin yarınlara
Ama bilmezsin sesindeki eskimişliği
Eskimiş bir canlılıktı o
Canlılıktı o eskiden beri yüreğimde
|
|
SIR
Yıldızlı gecelerde güneşli tepemdeydim
Kuyruğu yoktu hayallerimin
Yüreğimde bulutlu bir gençlik havası
Esmekteydi kulağıma yaşadıklarım
Ve ben yoktum
Yaşam vardı bir tek orada
Oranın bilinmezliği
Sarıyordu rüyamı üşümeler
Gördüklerim benim değildi
Sana aitti bırakılmışlık
Hissediyordum bırakılmışlığın sıcaklığını
Bir buğu oluşturuyordu yüzümde
Çünkü tenimin soğukluğu
Bana ait değildi
Hissetmek vardı bir tek orada
Gerisini getiriyordu ayın gizemi
Her şey bir sırdı
Bilinmezliği uyandıran bir rüzgardı yüreğime
Sesin
Sesin
Gömülü bir hazineydi bende...
|
|
|
YALNIZLIK
Yalnızlık
Suskun bir yürektir
Yalnızlık
Kendi dünyasında varolmak
Varolmak kendi benliğinde
Yalnızla didinmektir
Diğer sesleri duyamamak
Yalnızlık kendini arayıp da bulamamak Bulamamak kendi dünyandan birini
Birinin hep yabancılığını çektiğin yalnız dünyada
Yalnız yaşamaktır
alemi bütün anlamsızlığıyla
Yalnızlık
Umutsuz bir vaka gibi
Yüreksiz kalmak dış dünyaya
Dış dünyaya ulaşamamaktır
Yalnızlık
Kapalı bir kutudur bütün gizemiyle
Gizeminin seni yaktığı bir kutu
Sevgiliye duyduğun hisler bir yanış
Yaş elmanın ateşte çektiği acı gibi bir yanış Ve acı
Ve yüreğin açıkken görememek bir aydınlığı
Sen görüyorken alemi Bütün alemin körlüğüdür YALNIZLIK
|
|
AĞLAMAK
ağlamak
yüreğinin ateşinde
gözlerin şahlanmasıdır
ağlamak
gören gözler için
mutluluktur,hayatın doruğunda
|
|